Rakamlarla varis hastalığı – Sıhhat Haberleri

20.09.2022 12:15 Son Güncelleme: 20.09.2022 12:16 Bacak venlerinin (toplardamar) içindeki kapakların bozulup geri kaçırmaları, ‘Kronik Venöz Hastalık-CVD’ denen bir damar hastalığını doğurur. Bu hastalık, başlangıç döneminde hiçbir emare vermeyebilir. Arkasından bacaklarda istenmeyen kılcal damarlar (1-3 mm çapında) görülmeye adım atar. Ondan sonra 3 mm’den daha kalınca ‘spagetti görünüşlü ‘Varisler’ kendini gösterir. Hastalık kötüleşme sürecini devam ettirdikçe, ayak bileklerinde şişliğin kendini göstermesi; kızarıklık-kahverengi-beyaz renk değişimleri; yaraların gelişimi ile ‘Kronik Venöz Yetersizlik-CVI’ denilen ileri safhaya ulaşır.
En fazlaca Şimal ABD’da görülüyor
Varis ile ilgili kıta ve bölge bazlı sayılara bakıldığında, Avrupa’da %21, Asya ve Ortadoğu’da %17, Afrika’da%5.5, Şimal ABD’da % 23, Cenup ABD’da % 22, Avustralya ve Yeni Zelanda’da %19 oranında hastalığın saptandığı görülüyor. Cinsiyet ve yaş faktörü mühim
Kronik Venöz Hastalık, bir tek yaşlılarda değil her yaşta görülebiliyor. Hanımlarda erişkinlik, hamilelik ve menopoz şeklinde etkenler yüzünden, erkeklere bakılırsa 2 kat daha çok ortaya çıkıyor. 2012 senesinde Dünya genelinde CVD’li 91.545 şahıs ile meydana getirilen bir araştırmada hastalığın cinsiyete bakılırsa dağılım oranı % 32 Adam, % 68 Hanım şeklinde bulunmuştur.
Öteki taraftan, CVD sıklığı yaşla beraber artmaktadır. 2003 senesinde ABD Birleşik Devletleri’nde meydana getirilen bir çalışmada, hastalığın erkeklerde %35, hanımlarda %65 oranında görüldüğü ve yaş dağılımının 40-79 olduğu söylenirken; gene aynı yıl Polonya’da meydana getirilen bir çalışmada, erkeklerde %16, hanımlarda %84 oranında görüldüğü, hastaların ise 16-97 yaşları içinde olduğu saptanmıştır.
İlerleyen yaşın getirmiş olduğu doku yıpranması ve yenilenme süratinin yavaşlaması, venlerimizin içindeki kapakları da etkisinde bırakır. Söz mevzusu kapaklar zayıflar ve bozulur. 60 yaşına gelen adamların %42’sinde varis görülmektedir.
Hastalığın görülme oranında kalıtımın görevi büyük
Anne ve babasında varis bulunmayan bir kişide, herhangi bir yaşta, hastalığın ortaya çıkma olasılığı %20 iken; anne yada babada var ise %25-62’ye ulaşıyor. Burada söz mevzusu olan bir kız çocuk ise oran %60, adam çocuk ise %25 olarak ortaya çıkıyor. Hem anne hem de babada Kronik Venöz Hastalık var ise doğacak çocuğun kız ya da adam olduğu farketmeksizin hastalığın görülme oranı %90’a ulaşıyor.
Hamilelik sayısı artınca varisler de artıyor
Hamilelik esnasında hanım vücudu pek fazlaca fizyolojik ve hormonal değişiklikten geçer. Anne karnında bebek büyüdükçe, rahim, etrafındaki venler üstünde tazyik uygulamaya adım atar. Hormonal değişimler yüzünden venler gevşer yada zayıflar. Bu faktörler beraberce, bacaklardaki sıhhatli ven kapakçıklarını bozar. Emekler, hamilelik sayısı ve bacaklardaki varis sıklığının doğru orantılı olarak arttığını göstermiştir. Asla hamile kalmamış kadınlardaki varis sıklığı genel olarak %32 iken; bir hamilelik geçirenlerde %38; iki hamilelik yaşayanlarda %43; üç hamilelikte %48; 4 yada daha çok hamile kalanlarda %59’dur.
Kilo ve yaşam seçimi da etkili
Çeşitli emekler, hastalığın fazla kilolularda %53.6 daha sık ortaya çıktığını göstermiştir. Uzun süre hareketsiz şekilde oturmayı yada ayakta durmayı gerektiren meslekler, baldır kasının çalışmasını yavaşlatıyor ve durduruyor. Bunun sonucunda bacaklardan kalbe doğru olan kirli kan pompalanması işi yavaşlıyor ve venöz hastalık gelişebiliyor. Devamlı ayakta durarak çalışanlarda %36, devamlı oturarak çalışanlarda %27 oranında varis görülüyor. Orta Doğu’da meydana getirilen bir çalışmada, hastalığın ileri dönem emarelerini (şişlik, ciltte renk değişikliği, yara) gösteren bireyler meslek gruplarına bakılırsa incelendiğinde, ev hanımı ve emeklilerde %63; öğretmen, gazeteci, asker ve ofis çalışanlarında %14.5 oranında saptandığı bildirilmiştir. Ek olarak her türlü hormonal bozukluk yada içinde hormon barındıran ilaçların uzun soluklu kullanımının ince kılcal damarların ortaya çıkmasına yol açmış olduğu bilinmesine rağmen, araştırmalar bu ilaçların 3 mm’den kalınca varislerin ve kronik venöz yetmezlik oluşumu ile bir ilgileri olmadığını göstermiştir.
Varis tedavisindeki son yenilikler neler?
EVTA yöntemi şu an hastaya konforlu bir tedavi seçeneği sunuyor. İster radyofrekans isterse lazer enerjisi kullanılsın, ‘ince plastik boru’ olarak tanımlanabilecek bir kateter aracılığı ile varis gelişmiş hasta ven’in (toplardamar) içine ‘cerrahi dışı yöntemle’ ısı uygulanmaktadır. Dikiş gerektiren hiçbir kesi yapılmamaktadır. Görüntüleme altında hedefe yöneltilen ısı, ven duvarını etkilemekte, damar büzüşüp kendi üstüne kapanmaktadır. Dönem haricinde kalan bu damar, vücut tarafınca 8-12 ay içinde emilip yok olmaktadır. Girişim ortalama 9-17 dakika sürmektedir. Yöntemin başarısı %80-90 içinde değişmektedir.

Son Dakika Haberler